Category: içerden

cimnastik ile spora adım adım

yagmurcimnastik1 cimnastik ile spora adım adım

bugün kızımla spora ile adımı attık , nerdeyse 1 senedir bekliyorduk . Geçen yıl cimnastik federasyonu ile görüştüğümde 5 yaşından önce pek uygun değil cevabını alınca bekleyelim bakalım demiştim. Zamanı geldi diyerekten federasyon ile görüşüp kursa başladık , bugün de ilk idmana gittik. Okuldayken voleybol basket maçlarına falan gittiğimizde oyuncuların ailelerini görünce imrenirdim ne ben sporcu olabilmiştim ne de ailenin spora bir ilgisi olmuştu , seneler sonra kendi kızımla birlikte artık tribünde oturan bir sporcu yakını sınıfına girmiş oldum , bakalım bu yolun sonunda olimpiyatlarda madalya töreninde gözyaşlarına hakim olamadığı için kameraların zoomladığı baba modeline mi çıkacak yoksa eş dost sohbetlerinde “biz de zorladık ama bizim çocuk kalas gibi sporu beceremiyor” diye geçiştiren baba modeline mi ?

bu arada cimnastik federasyonunun kapalı spor salonu olarak istanbul ili içinde sadece kartal’da tesisi varmış , bütün sporların atasını yapmak isteseniz istanbulda salon yok.

Ordaydık , sonisphere’in ortasında.

Sonisphere istanbul

İlk stadyum konserimin üstünden tam 17 sene geçmiş . Gardolabımda özenle seçtiğimiz tişörtlerin yerini değişik desenli kravatlar , ayakkabı rengiyle uyumlu kemerler ve hatta bir kaç tane gümüş rengi kol düğmeleri bile doldurmuş halde. Ama hala kasetlerim için 2 raf ayırıyorum , evet hala kaset dinliyorum ve hatta hala güzel bir deck ile sistem kurmayı düşünüyorum.Ve hala müzik hele de büyük bir konser dendi miydi bukalemun misali kabuk değiştiriyorum.Sandıkta özenle saklanan çeyizlik el işlemelerini günyüzüne çıkartan bir anne edasıyla çıkartıyorum kendimi içerden biryerlerden.

Konser ile müziğin çok doğru orantılı olduğunu düşünmüyorum hele de rock konserleri için orda bulunmak , bulunmuş olmak için gitmek daha ağır basıyor sanki. Büyük stad konserlerinde hiç de temiz ve güzel bir sound’a denk gelmedim ama orda çalan insanları görmek güzeldir her zaman. Apartman misali dizilmiş hoparlörlere maruz kalmak zordur , yorucudur insanın kafasını kazan gibi yapar . Güzel müzik dinlemek isteyen gitmesin stadda konsere , dayanabilecek olan gitsin. Bu yüzden birileri ile konsere hele de stad konserine gideceksem önceden mutlaka uyarırım “bak orda şöyle oldu böyle oldu ses rahatsız etti , başım ağrıdı yoruldum falan dinlemem” diye . Ben genellikle erken girip yavaş yavaş , alt gruplar çıkıp indikçe öne doğru ilerler ve esas grup çıktığında ise güzel şöyle hafif çapraz ama önlerde bir yere konuşlanmış olmayı severim. Bu da zahmetlidir biraz . Grupların gaz parçalarındaki dalgalanmaları falan atlatmak , pogo kalabalıklarından zararsızca sıyrılabilmek maharet ister , tecrübe ister.

Sonisphere festivalini duyduğumda oha demiştim ilk olarak , bunca sene envai çeşit ortamda kim kimden daha iyi tartışmaları yaptığımız grupların sırayla istanbulda sahneye çıkacak olması tarif edilemez bir duyguydu. Hayatımızın kaç senesi kantin köşelerinde , dolmuş koltuklarında kalbimizi heavy metal aşkıyla doldurmak için kulağımızda walkman dizimizde doğal baterimizle geçti. Ah o çift krosun bir motor temposunda koşturması , adamı alıp duvara çarpan distorşınla kaplanmış gitar riffleri , hepsi hücrelerimizin duvarlarına öyle yazılmış ki 40′a merdiven dayamışken bile evi barkı ve o dayadığımız merdiveni bırakıp sonisphere’e koştuk.

Continue reading »

diyabetle boğuşurken

diyabet diyabetle boğuşurken

Acaip bir hastalık bu diyabet , adamı yola getirme konusunda hiç bir hastalık onunla boy ölçüşemez , hele de ilerisini düşünüyorsa insan en çok tırsması gereken hastalıkların başında gelir. Yoldan azcık çıktığında ise tekrar düzelmesi en zor olanlardan , organ tahribatı dediğin geri mi gelir ?  2-3 aydır yavaş yavaş yoldan çıktığımı hissediyordum ama yine umursamıyordum pek ama son 2-3 hafta şiddeti arttı ve şimdi tekrar 1 sene önceki gibi sıkı takipteyiz.

İnsanın hayatını düzenini mahvediyor , habire birşeyler yemek ; yediğin her şeyin glisemik indeksini , şeker yükünü bokunu püsürünü bilmek lazım . Porsiyon sınırını aşmamak lazım , aştığında deli gibi hareket edip fazlalığı kompanse etmek lazım da lazım. Bir sürü şey lazım ama onlar yapacak da biri lazım . Şu metropol hayatında stres ve sıkıntı’dan uzak durup , egzersiz yapacak ve dengeli beslenecek birisi lazım. O işte diyabetle başedebilecek kişidir. Ben daha aday adayıyım.

Şu aralar hibiskus diye bir ot buldum onu kaynatıp içiyorum içine de kalem tarçın atıyorum bakalım şeker seviyemizde belli bir düşüş olursa reklamını yaparım. Şeker bir düşse de kafamı biraz toparlasam ,  yarın da ubuntu’nun yeni versiyonu çıktığında rahatça kurcalama imkanım olsa , bir de şampiyonluk potasına girmiş fenerbahçeyi takip edebilsem tam kıyak olacak.

Sonunda bir WRC -III- Özel Seyirci Etabı

wrcistanbul2010 Sonunda bir WRC  III  Özel Seyirci Etabı wrcistanbul2010 2 Sonunda bir WRC  III  Özel Seyirci Etabı

Sloganla ve gazla çalışan bir millet olduğumuz için ufacık bir kıvılcım bile ateşin patlamasına yetiyor. Yollar kapanmayacak denmesine rağmen ısrarla yollar kapanacakmış diye birbirini çoşturanların sonucu küçükyalı-kadıköy arası evden çıkıp minibüs durağına yürüme payı da dahil olmak üzere toplam 25. dk :) normal bir günde bile rüya gibi bu süre . İstanbul trafiğine de çözüm bulmak konusunda gayet güzel bir örnek oldu aslında belediye arada duyuru yapsın yollar kapalı çıkmayın dışarı diye trafik falan kalmıyor ortada :)

seyirci etabına gelince

* T2 tribünün girişini nerdeyse modaya kadar yürütüp öyle verenleri tebrik etmek lazım.

* Yıllar sonra İskender Atakan ve kırmızı-beyaz lancia’yı görmek süperdi

* Serkan Yazıcı – Ercan Kazaz kapışması anons edilince belli bir kısım seyirci ayaklandı , işte onlar senelerin ralli seyircisiydi.

* O köprü gibi şeyi iyi yapmışlar herkes arabaların o kısımdan geçişinde pür dikkat kesilip “kim daha iyi zıplıyor” tartışmasına kendince yorum yapıyordu.

* Etrafta bir sürü tam teçhizatlı 3 metre boyunda objektifleriyle gezen fotoğrafçıları görünce fotoğraf çekmekten vazgeçtim , zaten yok enstantane ayarlıycam yok virajı yakalıycam derken yarış piç olacaktı.

* Tam WRC yarışlarına sıra gelirken kızım tutturdu patates istiyorum diye , koştum patates kızartması aldım gelirken bir baktım ki bütün WRC ler bizim T2 tribünün arkasında dizilmiş , pilotlar da çıkmış sohbet ediyorlar , tam fotoğraflık andı ama elimde siktirboktan b.king tepsisi dışında bir şey yoktu.

* Bir ara hirvonen’in arkasını dönmüş ayasofya’ya doğru baktığını gördüm , hoşuna gitti herhalde istanbul silüeti.

* Hirvonen çok iyi sürüyor ama Loeb daha başka .

* Bu WRC’yi 2 marka ve 5-6 tane pilota mahkum edenler utansın.

Sonunda bir WRC -II- Park Alanı

Dün akşam park alanını ziyaret ettim , odtü motorsporlarından elemanların sabahın beşinden beri yollarda ve ayakta durmaktan bitap düşmüş hallerine acıdım ama gençlik sonuçta, dayanırlar . Ben gelmeden 15 dk. önce s.loeb gelmiş otele kaçmış , raikkonen ve hirvonen’i gözlerimiz aradı ama petter solberg dışında kimseyi göremedik . Park alanında bir kaç foto , akşam seyirci etabını bekliyoruz merakla.

wrc istanbul2010 11 Sonunda bir WRC  II  Park Alanı wrc istanbul2010 2 Sonunda bir WRC  II  Park Alanı

wrc istanbul2010 3 Sonunda bir WRC  II  Park Alanı wrc istanbul2010 5 Sonunda bir WRC  II  Park Alanı

wrc istanbul2010 6 Sonunda bir WRC  II  Park Alanı wrc istanbul2010 7 Sonunda bir WRC  II  Park Alanı

ayrıca daha detaylı ve güzel fotolar için pitgirisi.blogspot.com

Sonunda bir WRC – Dünya Rallisi

wrc 2005 fin tm 0425 300x200 Sonunda bir WRC   Dünya Rallisi wrc 2005 tur tm 0428 300x200 Sonunda bir WRC   Dünya Rallisi

Sonunda bir WRC . Eski görkemli günlerini mumla arayan dünya ralli şampiyonası efsaneler kenti istanbulda. Bu yarış ile ilgili hazırlanmış web sitelerine  www.rallyofturkey.org ve www.turkiyerallisi2010.com adreslerinden ulaşılabilir. Ayrıca http://pitgirisi.blogspot.com adresine girip ralli pilotlarına soru sormak isteyenler sorularını da iletebilir. Benim aklıma soru gelmedi , uzun zamandır yakın takipte olmadığım için pilotları bile tam tanımadığımdan ne soracağımı bilemedim .Şimdilik kadıköydeki özel seyirci etabı ve pendik park alanı ile ilgili kafamda planlar yapmakta , işlerimi bunlara göre  düzenlemenin yollarını aramaktayım.

wrc 2006 sar tm 0100 300x200 Sonunda bir WRC   Dünya Rallisi wrc 2006 sar tm 0105 300x200 Sonunda bir WRC   Dünya Rallisi

yılın ilk eriği…sonunda kavuştuk

b 19036 erik yılın ilk eriği...sonunda kavuştuk

nihayet siftahımı yaptım . Hayatta en sevdiğim yiyeceklerden biridir erik , manavın raflarında yeşil yeşil göz kırpmasına dayanamadım kıydım paraya yarım kilo aldım , akşam spor stüdyosunda Bursaspor ile Fenerbahçemizin puan farkının 1′e inmesini izlerken tuzlu tuzlu ne de güzel gitti.

olur mu ?

hiç blog yazanla yazmayan bir olur mu ?

hesse’nin şeytanı

hermann hesse hessenin şeytanı

öbür tarafta da yaz

yapılacaklar

to do list nothing 300x225 yapılacaklar

planlı programlı

- niye hala fenerbahçeli olduğuma dair bir kaç neden daha bulunacak

- hemoglogin a1c testi yaptırıp doktora gidilecek

- kadıköye gidip star wars karakterlerinin oyuncaklarına bakılacak kızım için ( özellikle R2D2)

- ubuntu kurcalanacak

- hemen kırılmayan , güzel boyayan bir set boya kalemi alınacak kızım için

- mümkün olan en yakın tarihte taksime gidip suat ustada tantuni yenecek

- minibüs caddesi üzerindeki hoparlörcü’ye uğrayıp deck+amfi+2 hoparlör’den oluşan bir sistemin ortalama fiyatı öğrenilecek.

- adam gibi bir berber bulunacak.

- friendfeed ve twitter’da her bir haltı “paylaşan” insanlara daha fazla hayret etmemeye çalışılacak.

- hermann hesse’nin okunmamış kitapları alınıp okunacak veya en azından niyetlenilecek.

- önümüzdeki 1 ay içinde en az 1 maça gitmek suretiyle fenerbahçe stadının yolu unutulmayacak

- kızımı birlikte fenerbahçe voleybol takımı(bayanlar) maçına gitmek için ikna etmenin yolları aranacak.

- queensryche grubunun en az 2 albümü baştan aşağı dinlenip savatage ile kıyaslanacak.

Positions by Seo-Watcher