Tag: baba

badavut’ta bir yağmur damlası

badavut5 e1279308900586 badavutta bir yağmur damlası

Yine arayı açmışım farketmedim bile ,  kızımla bütün kış hayalini kurduğumuz tatile gitme arefesinde bir sürü şey karambole gelmiş .

*En basitinden koca bir dünya kupası geldi geçti , gündüz maçlarını izleyemedim genellikle akşamları oynanan özellikle de çeyrek final ve üstü maçları izledim ve bir futbolsever olduğum için kendime teşekkür ettim . Forlan desem yeter.

*Yine bu karambolde fenerbahçe’de kocaman umutlar , kocaman hedefler vb. kocaman sıfatlı başlıklar altında aykut kocaman teknik direktörlüğe geldi. Hep hayalimdi , bir sürü fenerlinin de hayaliydi ama böyle acaip bir sezonun sonrasında değildi , bu güdük yönetimin altında değildi. En dibe vursaydık mesela küme düşmenin eşiğinden dönsek de maça gelecek 3-5 bin kişi kalmasa ortada işte o zaman gelseydi aykut kocaman takımın başına hayallere daha uygun düşerdi sanki.

*Pardus güzel güncellemeler çıkardı , çeviri veya belge yazma ile pardusa gönüllü destek verme konusunda giderek daha da artan bir heves kabarıyor içimde hadi bakalım hayırlısı.Pardus 2011′de daha aktif olacağım söz veriyorum.

*Feribot hariç 6,5 saat araba sürdüm , volkswagen çok güzel araba yapıyor bir kere belirtmek lazım. Bu ülkedeki bu trafik cahili insanlara da bu arabalar fazla bence , ne sollamayı ne tabela okumayı bilmeyen insanlarla aynı yollarda gitmek intihara eşdeğer.

*Massive Attack gelmiş gitmiş yine sektirdik  45 yaşına gelmeden massive attack konserine gitmeliyim , kariyerimdeki en önemli basamklardan birisi budur aha da paylaştım internette.

*Bize istanbul’da domates diye saman satıyorlarmış , bir de nem oranı düşük olan yerde terlemeden gezmek ne güzelmiş ( bkz. üstteki foto ve çekildiği yer olan sarımsaklı sahili)

* Şekeri yükseltmemenin formulünü buldum ama emekli olmadan veya lotodan parayı vurmadan uygulamam çok zor. O zamana kadar dayanın iç organlarım.

*Karma police arrest this girl

*This is what you get

*Josef K. , bu tatilin kahramanı.

yapılacaklar

to do list nothing 300x225 yapılacaklar

planlı programlı

- niye hala fenerbahçeli olduğuma dair bir kaç neden daha bulunacak

- hemoglogin a1c testi yaptırıp doktora gidilecek

- kadıköye gidip star wars karakterlerinin oyuncaklarına bakılacak kızım için ( özellikle R2D2)

- ubuntu kurcalanacak

- hemen kırılmayan , güzel boyayan bir set boya kalemi alınacak kızım için

- mümkün olan en yakın tarihte taksime gidip suat ustada tantuni yenecek

- minibüs caddesi üzerindeki hoparlörcü’ye uğrayıp deck+amfi+2 hoparlör’den oluşan bir sistemin ortalama fiyatı öğrenilecek.

- adam gibi bir berber bulunacak.

- friendfeed ve twitter’da her bir haltı “paylaşan” insanlara daha fazla hayret etmemeye çalışılacak.

- hermann hesse’nin okunmamış kitapları alınıp okunacak veya en azından niyetlenilecek.

- önümüzdeki 1 ay içinde en az 1 maça gitmek suretiyle fenerbahçe stadının yolu unutulmayacak

- kızımı birlikte fenerbahçe voleybol takımı(bayanlar) maçına gitmek için ikna etmenin yolları aranacak.

- queensryche grubunun en az 2 albümü baştan aşağı dinlenip savatage ile kıyaslanacak.

Sana taptım

indexin 300x232 Sana taptımDoğduğun gün burnuna o hortumları soktuklarında başladım. 4 senedir aralıksız , her gün sabah akşam sana tapıyorum. O güzel gözlerine , ufacık parmaklarına incecik boynuna sarılırken sımsıkı kavradığın kollarına tapıyorum. Herşeyin önüne aldım seni ve herşeyin üstüne.Saçının bir teline bedel biçtim o bedeli canıma denkleştirdim. Benim için yerlerin ve göklerin en güzelisin. Güzelliğini tarif etmeye hiç bir edebi akım yeterli olmaz. Benim için heyecanların en coşkulu olanısın , 3-0′dan 4-3 çevrilen bir maçın sonundaki coşkuyu  bilirdim bir de anneni ilk gördüğüm  andakini , sen hepsini geçtin güzel kızım.

Her gün bir sürü insanla nefret ve pazarlık dolu anlar geçiriyorum , her gün akşama yaklaştıkça dakikaları daha çok sayar oluyorum. Bütün gün 19 inç monitöre bakmaktansa senin o gülen gözlerine bakmak istiyorum.Her akşam kasayı kapatıp hesapları tutturduğumda bütün yorgunluğumla sana geliyorum.Banka kredisini ödemek için daha çok çalışmam gerektiğini bilerek ve sırf bu yüzden seninle daha az vakit geçirmeye katlanarak geliyorum ve seneler boyunca böyle geçeceğini , gün gelip de yabancı bir adamı daha çok sevip beni terk edeceğini bilerek sana geliyorum , güzel kızım.

doğum günün kutlu olsun…

ağaç yaşken eğilirmiş

Çocuk – yağmursena ve fenerbahçe | izlesene.com

acaba doğru mu yapıyoruz “taraftar” olmayı çocuklarımıza öğretmekle ?

sonbahar kışbahar yazbahar yaz…

y.sena – baba bu yapraklar niye hep yere düşmüş ?

ben            – sonbahar geldi ya prensesim o yüzden , sonbaharda yapraklar dökülür

y.sena – hıı o yüzden mi soğuk oldu ?

ben            – evet prenses

y.sena – peki kışbahar gelince daha mı soğuk olur ?

ben            – kışbahar mı ?

y.sena – evet sonbahar sonra kışbahar oluyor ya

ben            – sonra ne oluyor peki ?

y.sena – sonra da yazbahar oluyor ya , havuza gidiyoruz ya

ben           – evet prenses sonbahar kışbahar yazbahar diye gidiyor sonra denize gidiyoruz

….

…..


hastayım şu çocukların düz ve yalın mantığına…

ilk müsamere

bugün kızımın kreşinde veli olarak ilk müsamereyi izledim. Güzel bir duygu ve açıkcası insanın “baba” olduğunu ve yaşının ilerlemekte olduğunu suratına daha esaslı şekilde vuruyor. Hem fotograf makinası hem de video kamera ile gitmek gibi bir görmemişlik yaptığım için kendimden utanmıyorum ama biraz abartmış olduğumu kabullenebilirim. Ancak insan böyle durumlarda bir saniye bile kaybolmasın istiyor.Eskiden takımlar şampiyonluk turu atarlardı garantiledikleri maçlarda ve bir süre sonra tur veya takım kalmaz sahanın içi yüzlerce taraftar ve onlarda kaçan topçular ile dolmuş hale gelirdi.Bu hengamede hiç birşeyi kaçırmamak için bir oraya bir buraya bakar gördüklerini aklının bir kenarına not etmeye çalışır ya insan , işte kendi çocuğunun müsameresinde böyle bir duruma düşmeyeyim diye teçhizatı sağlam tutmak isteyebilir diye düşünüyorum deyip kendimi haklı çıkartayım bu uzun musamere ilk müsamerecümlenin sonunda.

Her zamanki gibi fotograf makinasını pillerini kontrol etmeyi unuttuğum için tam benim prensesin de olduğu 4 yaş grubu sahneye çıkacakken simsiyah ekrandaki pil bitmiş uyarısı ile kendime bir defa daha küfür ettim,sonrasında en geleneksel yöntemle pilleri çıkartıp pantolona sürttükten sonra yerlerini değiştirerek tekrar taktım ve bana acıyan makina “hareketli objeyi çekme” seçeneği ile devam edebilmeme izin verdi.

Cumhuriyet bayramı müsameresi olduğu için bol bayraklı bol şiirli geçti diyebilirim , ben küçükken ilkokulda falan bu bayram kutlaması veya birşeyin yıldönümünü anma gibi durumlarda çok tırsardım , saygı duruşunda falan gülerim de öğretmen görürse dayak/fırça yerim diye. Bugünkü gösteride benim prenses perde açıldı gözleriyle şöyle bir tur atıp bizi gördükten sonra ağlamaya başladı bitene kadar durmadı. İnsan hiç ağlamasın çıksın çatır çatır şarkısını söylesin herkesi kendisine hayran etsin istiyor bir tarafıyla ama sonra en nihayetinde daha 4 yaşında bir çocuk deyip içinden salya sümük ağlamak geliyorsa ağlasın deyip kendi içinde işi tatlıya bağlamış oluyor.

Geçen hafta sabah kreşe gitmek için uyandığında “baba beni ne zaman maça götüreceksin” diye sormuştu bu akşam yanıma alıp kızım bu kadarcık bir kalabalıkta heyecanlandıysan maça gittiğimizde ne yapacaksın güzel prensesim diye sorasım geldi ama yine karşımdakinin bir çocuk olduğunu hatırlayıp sustum. İnsan çoğu zaman kendi gibi zannedip karşısındaki çocuğu hizaya sokmaya çalışıyor ya dışardan bakıldığında en komik göründüğü zamanlar bunlar oluyor.

Babalar ve kızları üzerine daha çok yazmak lazım.

sundance olsun taştan olsun

gracelm sundance olsun taştan olsun

Evet böyle bir zaaf oluşmuş bende meğer , sanırım Pi filmini izledikten sonra oldu . Bir filmin kapak resminde sundance logosu görünce sorgusuz sualsiz sepete atıyorum. Grace de böyle oldu , 20 dakikadan fazla bir süre dvd raflarını tavaf ettikten sonra tam kasaya yönelirken kanlı biberon resmine kanıp elime almam ile “bu filmi de almak lazım” ibaresini düşmem bir oldu.

Yaklaşık 4 yıllık baba olduğumdan içinde çocuk ,evlat vs. geçen her şeye karşı özel bir alakam oluştu , mesela şu karabulut cinayetindeki kızın babası yerine koyuyorum kendimi benim başıma öyle bir şey gelse değil mikrofonların önüne çıkmak 2 tane cümle kuracak kadar kafamı toparlayamazdım herhalde. Bir de Irakta amerikalıların esir aldığı bir ıraklı babayı kucağındaki çocuğu ile birlikte dikenli tellerin arasından kadraja alan fotografı gördüğümde dakikalarca kendime gelememiştim.

Neyse bu film daha çok annelik üstüne kurulu , garibim baba ortamı yarı yolda terkediyor ama yine anneliğe , evlat sevgisine garip ve biraz da ütopik bir bakış fırlatmış yönetmen veya postergrace1 150x150 sundance olsun taştan olsunsenarist artık hangisinin aklına ilk geldiyse. Zaten en temelinden fiziksel bir bağ ile başlayıp duygusal destekle süren anne-çocuk ilişkisinde annenin ne kadar gözü kara olabileceği üzerine suratımıza soru işaretleri fırlatılıyor bolca . Ben payıma düşenleri aldım ve “anne” lerden daha da tırsar hale geldim. Ama babalığın annelikten daha ulvi , çetrefilli ve açıklanamaz olduğu konusundaki ısrarlarımdan geri adım atmış değilim.  Bu konudaki düşüncelerimi toparlayıp yazmak istiyorum ama ilk önce Turgenyev’in Babalar ve Oğullar kitabını hatim ettikten sonra  ordan zıplayıp en tarif edilmez duygu olan babalar ve kızlarının ilişkisi üzerine ahkam kesecek birikime gelmem lazım ki bu konuda dünyalar güzeli bir yardımcım var.

Sözün özü arşive konulacak bir filmdir , alınıp izlenmesinde fayda vardır diyelim ki teşvik edici olsun biraz.

Positions by Seo-Watcher