Fenerbahçenin tepetaklak gidişi devam ediyor. İkinci yarı başlarken şampiyonluğun en büyük adayı iken şimdi ilk 3 de bitirme hesaplarına dönenler var aramızda. Bütün medyanın ortak kararı sonucu sezonun en kötü maçı seçilen Gençlerbirliği maçında kaptan emre idi . Emre ve tümer transferlerini bu takımın tarihindeki en kara lekeler olduğunu düşündüğümü söyledim hep , emre kaptan olarak avrupa kupası kaldırsa da bu düşüncem değişmez ama belki bu kadar dillendirmem sırf kupanın hatrına. Neyse derdimiz emre değil , en azından bu seferlik benim derdim fenerbahçe futbol takımındaki yokolmaya yüztutmuş kaptanlık kültürü. Pvh’dan beri kaptanlık pazubandını doldurabilen birisi ol(a)madı bence . ( ben ü.özat’a hiç büyük kaptan tezahüratı yapmamış birisiyim ) Alex’in de zorunluluktan dolayı kaptan yapıldığını düşünüyorum adam bu kadar zamandır takımda bir sürü de maç kazandırdı verelim kaptanlığı kimse birşey demez diye düşünülmüş olabilir. Alex’in gerek oyunculuk gerek kaptanlık açısından alternatifinin olmaması zaten fenerbahçenin takım ol(a)mama sorunlarının temelinde yatıyor galiba.
Bir takımın kaptanı o takımın ruhudur biraz da , senelerdir o takımda veya daha önceki takımlarında görmüş geçirmiştir. Sahadaki topçuyu geçtim tribundeki taraftara bile güven vermelidir , top onun alanına geldiğinde bizim kaptan halleder şimdi diye düşündürmelidir insana. Emre ile bu güveni hissedebilen varsa birşey diyemem.Emre’yi tepeden inme şekilde kaptan yapan anlayışın bütün bu puan kayıplarından ve durumdan sorumlu olduğunu anlamasını beklemiyorum . Takımı kaptan çıkartamayacak hale getirip de sonrada küsüp maça gelmemek… tam fenerbahçeye özgü bir ironi.
ayrıca bkz. fenerbahçe kaptanlığı , ona efsane olacak diyorlar



Sezon başında Daum “onlar hiç 6′da 6 gördü mü” minvalinde bir açıklama yapmıştı. Evet haklıydı onu görmediğimiz gibi böyle 3 maç üst üste mağlubiyeti de görmemiştik pek. Fenerbahçe takımı pamuk ipliğiyle bağlıymış , fena dağıldı kolay toplanacağını da sanmıyorum keza daumun böyle sorumluluk alıp oyuncuları motive edebilecek bir yapısı yok. Takımda gerçek manada “kaptan” lık yapacak bir adam da yok ki , en hırslı adam zamanında yan hakeme “fenerli misin lan..” diye çıkışan emre , güler misin ağlar mısın ?
3-0 çok net skor , hiç bir mazereti ve savunması olmayacak derecede net bir skor ama yine de insan ilk yarının sonundaki temdit frikiği üç parmak aşağı çarpıp içeri girse ne olurdu diye sormaktan kendini alamıyor.Kendi adıma hiç sevmediğimi her fırsatta dile getirdiğim Emre’nin takımın kurgusunda bu kadar önemli bir yere sahip olmasından rahatsızım.Keşke kendine defalarca şans verilen Selçuk performansıyla onun yerinde olsaydı.Emre sakatlanıp çıkana kadar skor ne olursa olsun maçın piskolojisi fenerbahçenin elinde idi. Emrenin yine yeni sakatlanmasıyla daumun yanlış hamlesi psikolojik ve teknik üstünlüğü beşiktaşa devretmiş oldu.Daumun bazı oyunculardaki saplantı derecesinde ısrarına artık yorum yapmak mantıksız. Bu seçimleri mantıkla bağdaştırma çabaları insanın kendi kendisini harap etmesinden başka bir şeye yaramıyor.Tam olarak ne mevkide oynadığı anlaşılmamış gamsız bir Dos Santosun ortaya çekilip bir başka gamsız futbolcu wedersonun sol kanada alınması bana sorarsanız o anda yapılacak 5. veya 6. hamle olmalıdır.Herkesi kendi mevkisi dışında oynatıp içindeki gizli cevheri keşfetme hayaliyle yanıp tutuşması dauma bir beşiktaş mağlubiyetine mal olduk. Emrenin çıkışı ile yapılacak hamlelerde daumunkini 5. sıraya koyduk peki 1. sırada ne olmalı dersek , M.Topuzu ortaya çekip Kazımı sağ kanada alarak Semihi oyuna sokardım ben. Bu hamle ile belki sağ kanatta Gökhan yalnız kalırdı ama Alexle biraz daha fazla alışveriş yapacak bir Semih sayesinde top Beşiktaş alanına daha çok yığılabilirdi . Bu da Beşiktaşın ilk gol sonrası göreceli de olsa artan orta ve sol kanat bindirmelerini frenlemiş olurdu.Bir sonraki adımsa Dos Santosu çıkartıp Özeri de sol kanada koyarak biraz daha topu çevirip hakimiyet kurabilecek bir takıma dönüşebilirdi Fenerbahçe. Yine de maçı kaybedebilirdi ama en azından biraz daha mantıklı işler yaptıktan sonra yenilmiş olmanın mağrurluğu olurdu.
kurulmuş bir oyuncu biraz sıkı bir markajla böyle kolay sürklase olur mu ? Takımı 1 kişi eksik oynatan bir adama kaç dakika dayanılır ? gibi klişelerden bir demet halinde sorular sıralayabiliriz. ama hiç biri Alex’in varlığındaki ikilemi çözemez. Bu ikilem çözülemeyeceğine göre ksıa vadede Alex’in etinden sütündan maximum derecede faydalanırken uzun vadede de takım içindeki özgül ağırlığını düşürecek hamleler yapılması beklemeliyiz normal olarak ancak işin içinde Daum olduğunu unutmadan hayal kurmak lazım. Benim tercihim her zaman 1 Alex yerine 3 Baroni ile oynamaktır.

Windowsun 7 günahını bir çırpıda sayabiliyoruz bunun için linux dostları site bile açmışlar 
